RABITA ŞİRK MİDİR?

Biri kalkıp da: “Peygamberlerden veya velilerden birini seven ve onlara kalbini bağlayan müridin, iki kaşının ortasında onların suret ve şekillerini veya ruhaniyyetlerini tahayyül etmesi, onların hereket, söz ve davranışlarını düşünüp, kendisine yön vermeye çalışması tabi ve zaruri iken, buna karşı çıkan birinin, adı geçen şekilde yapılan rabıta puttur. Enbiya ve evliyaya muhabbet ve onlara kalbi bağlamak, bu irtibat ile onlardan feyz almaya çalışmak caiz değildir. Böyle rabıta yapanlar kâfirdir.” dese, böyle bir kimseye şeran lazım gelen şudur: İtikatını yenilemesi gerektiği gibi, şeran imanını tazelemesi gerekir. Çünkü “Bir müslümana kafirdir diyen kafirdir” buyurulmuştur. Sevdiğinin şeklini, suretini ve hayalini, iki kaşının ortasında farzetme ve onu orada tahayyül etmek, ibadetin ta kendisidir. Dünyevi olsun, uhrevi olsun birini seven her aşıkın tavrı budur. Sevgi ve rabıta en kestirme bir yoldur.

Rabıtayı isbat eden açık delilerden biri de Ahzab Suresi 56’ncı ayetidir: “Allah Celle Celaluhü hazretleri ve melekleri Peygambere salât etmekte, O’nun şerefini gözetmeye, şanını yüceltmeye özen göstermektedir. Ey inananlar! Siz de O’na salât getirin. (‘Allahümme salli ala Muhammed’ diyerek) şanını yüceltmeye özen gösterin.” Burada Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Efendimize salâttan maksat, üzerinize Rahmet-i İlahi’yi celbetmek, O’nun bir vesile ve yol gösterici olmasını taleb etmektir. Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Efendimize salât getirmek, ledünni ilimleri ve ilahi maarifetleri O’nun yüce ruhaniyetinden elde etmek için bir feyz yoludur. Böylece Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem efendimiz ile kendisinden feyz almak isteyen arasında Selat-ü Selam ile ruhani bir bağ kurulmuş olur. Bu alaka manevi olduğu için ikisi arasındaki böyle bir ilginin uyandırılması gerekir. Bu yüzden Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Efendimize Salât-ü Selam getirmek emredilmiştir. O’na salât getiren ve selam edenin, O’na yönelmesi, O’nun şemailini hayalinde tasavvur etmesi ve hayalinde canlandırması gerekir. Kalbini Resulullah Sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin kalbine bağlamalıdır. Feyz almak için elzem olan usul budur. Ayet-i Kerime’leri bize Allah Celle Celaluhü Hazretleri’nden Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz ulaştırmıştır. Kişiye gereken Resulüllah Sallallahu aleyhi vesellem Efendimizi sevmesi, O’na ve Allah’ın veli kullarına tabi olmasıdır. Evliyaullaha uymak, Resulüllah Sallallahu aleyhi vesellem Efendimize uymadan yapılamaz.7Müridin doğru yolda yürüyen şeyhinin, ahlak ve davranışlarını benimsemesi, böylece Allah Celle Celaluhü Hazretleri’nin rızasına ermeye çalışması gereği vardır. Çünkü müridin mürşidine olan sevgisi, yalnız Allah Celle Celaluhü Hazretleri içindir.